Fiance erkek mi ?

Sevval

New member
Fiance Erkek mi? Bir Harf, Bir Nişan ve Bolca Karışıklık

“Fiance erkek mi?” diye sorunca ortalık neden bir anda Fransızca sınavına dönüyor?

Şimdi dürüst olalım: “Fiance erkek mi?” sorusu ilk bakışta insanın aklına çok basit bir cevap getiriyor. “Herhalde erkek?” deyip geçmek mümkün. Ama sonra bir bakıyorsunuz kelimenin üzerinde minicik bir şapka, sonunda bir “é”, yanında da fazladan bir “e” dolaşıyor. İnsan ister istemez “Bu kelime nişanlı mı, nişan yüzüğü mü, yoksa Fransızca öğretmeninin gizli sınavı mı?” diye düşünmeye başlıyor.

Üstelik internette “fiance”, “fiancé”, “fiancee” ve “fiancée” biçimlerini görünce konu daha da karışıyor. Aslında temel ayrım oldukça net: fiancé, geleneksel Fransızca kullanımında evlenme sözü vermiş erkek, yani erkek nişanlı anlamına geliyor. fiancée ise kadın nişanlı için kullanılıyor. Fransız Akademisi de fiancé, fiancée sözcüklerini evlenme vaadiyle birbirine bağlanmış kişiler için kullanıyor ve eril-dişil ayrımını açıkça belirtiyor.

Yani kısa cevap: Evet, “fiancé” erkek nişanlı için kullanılan kelimedir.

Ama bence asıl eğlenceli taraf bundan sonra başlıyor.

Fiancé ile Fiancée arasındaki fark tam olarak nedir?

Fransızcada kelimenin sonundaki biçim, kişinin cinsiyetine göre değişebiliyor. İngilizcede de bu ayrım geleneksel olarak korunmuş durumda.

- fiancé → erkek nişanlı

- fiancée → kadın nişanlı

Cambridge Dictionary, fiancé kelimesini evlenme sözü vermiş erkek olarak açıklıyor. Larousse ise fiancé ve fiancée biçimlerini sırasıyla eril ve dişil isimler olarak veriyor.

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: Konuşurken bu iki kelimeyi ayırt etmek neredeyse imkânsızdır. Çünkü telaffuzları birbirine çok yakındır. Fark özellikle yazıda ortaya çıkar.

Yani şöyle düşünün:

“Meet my fiancé.”

Burada erkek nişanlıdan söz ediliyor.

“Meet my fiancée.”

Burada kadın nişanlıdan söz ediliyor.

Bir harf fazlalığı bütün operasyonu değiştiriyor. Dil bazen gerçekten de “Bir harf ekledim, hayatınızı değiştirdim” diye gezen bir akraba gibi.

Üstelik İngilizcede günlük kullanımda aksanların düşmesi de mümkün. Bu nedenle fiance şeklinde aksansız yazımla karşılaşmanız şaşırtıcı değil. Fakat geleneksel yazımda fiancé ve fiancée biçimleri ayrımı daha açık gösteriyor. Dictionary.com da bu Fransızca kökenli ayrımın İngilizcede geleneksel olarak korunduğunu belirtiyor.

Peki “fiance” neden bu kadar sık karıştırılıyor?

Çünkü kelime Türkçeye ait değil. Fransızca kökenli bir kelimeyle karşılaşınca insanların çoğu doğal olarak yazım sistemini Türkçenin mantığıyla çözmeye çalışıyor.

Türkçede “nişanlı” dediğimizde kadın veya erkek için ayrı bir kelime kullanmıyoruz. “Onun nişanlısı” dediğinizde kelime kendi başına cinsiyet belirtmiyor. İngilizcede ise geleneksel kullanım, Fransızcadaki ayrımı koruyabiliyor.

Bu nedenle Türkçe konuşan biri için şu durum son derece normal:

“Fiance kadın mı erkek mi?”

Cevap: Geleneksel kullanıma göre erkek.

“Fiancee?”

Kadın.

“Peki ikisinin anlamı farklı mı?”

Temelde ikisi de evlenmek üzere nişanlanmış kişiyi ifade ediyor. Fark, kişinin kadın veya erkek oluşuna göre kelimenin biçiminde ortaya çıkıyor. Fransız Akademisi de bu iki biçimi aynı temel kavramın eril ve dişil formları olarak açıklıyor.

İşin içine ilişkiler girince kelime neden daha komik hale geliyor?

Çünkü “fiancé” sadece sözlükte duran bir kelime değil; gerçek hayatta insanların ilişkilerini anlatmak için kullandığı bir ifade.

Mesela bir çift düşünelim.

Mert düğün salonlarını karşılaştırıyor, bütçeyi Excel'e yazıyor, konuk listesini üç ayrı kategoriye bölüyor ve “Önce tarih kesinleşsin, sonra salon” diyor.

Elif ise “Tamam ama annem bu salonda kendini rahat hisseder mi?” diye soruyor.

Burada kolayca klişeye kaçıp “Erkekler çözüm odaklı, kadınlar duygusal” demek mümkün. Fakat gerçek hayat bu kadar düzenli çalışmıyor. Çünkü başka bir çiftte tam tersi olabilir.

Örneğin Derya bütçeyi çıkarıp “Kişi başı maliyet şu, ulaşım sorunu şu, alternatif tarih şu” diyebilir. Kerem ise “Dedemin gelebilmesi bizim için daha önemli, tarihi ona göre değiştirelim” diyebilir.

Yani mesele erkeklerin stratejik, kadınların empatik olması değil. İnsanların ilişki içinde farklı düşünme ve karar alma biçimlerine sahip olması.

Cinsiyet üzerinden hazır karakter dağıtmak yerine kişilik farklılıklarını görmek çok daha gerçekçi.

Bazı insanlar kriz çıktığında hemen çözüm arar.

Bazıları önce “Bir dakika, herkes şu anda ne hissediyor?” diye düşünür.

Bazıları ikisini aynı anda yapabilir.

Hatta bazıları düğün planlamasını bırakıp “Biz neden düğün planlıyoruz?” diye varoluşsal bir sorgulamaya girebilir. İşte o noktada Excel dosyası kapanır.

Fiancé kelimesini öğrenmek aslında ilişki dilini de düşündürüyor

Bir kelimenin erkek veya kadın için farklı yazılması küçük bir dil bilgisi ayrıntısı gibi görünse de ilişkiler hakkında ilginç bir düşünceye kapı açıyor.

İnsanlar birbirlerini tanımlarken hangi kelimeleri seçiyor?

“Sevgilim” mi?

“Nişanlım” mı?

“Partnerim” mi?

“Gelecekteki eşim” mi?

“Fiancé” mi?

Bunların her biri farklı bir çağrışım taşıyabiliyor.

“Nişanlım” dediğinizde ilişkinin belli bir aşamaya geldiği anlaşılır. “Partnerim” daha geniş bir ifade olabilir. “Gelecekteki eşim” ise biraz daha iddialı bir gelecek cümlesi kurar.

İlginç olan şu: İnsanların ilişkiyi nasıl tanımladığı yalnızca sözlük bilgisi değildir. Kültür, aile, yaş, sosyal çevre ve kişinin kendi ilişki anlayışı da kullanılan kelimeyi etkileyebilir.

Dolayısıyla “fiancé erkek mi?” sorusunun altında aslında daha büyük bir dil meselesi yatıyor: Bir ilişkiyi tanımlarken dil ne kadar şey anlatıyor?

Fiancé kelimesinin kökeni de ayrı bir hikâye

Kelime Fransızcadan geliyor ve fiancer fiili evlenme sözü vermek, nişanlamak anlamıyla ilişkili. Fransız Akademisi, kelimenin tarihini Orta Fransızca ve Eski Fransızca dönemlerine kadar götürüyor; kökenini de “söz vermek, bağlılık” anlamlarıyla bağlantılı şekilde açıklıyor.

Bu açıdan bakınca kelimenin hikâyesi aslında romantik bir taraf taşıyor.
 
Üst